nisaduruannesi. Blogger tarafından desteklenmektedir.

19 Kasım 2015 Perşembe

Parmak Boyası Etkinliği

0 yorum
Evde olduğumuz zamanda her anımız neredeyse aktivite  ile doluyordu.  , ev toplamak , yemek yapmak , gezmek , keşfetmek hepsi çocuk gelişimi için çok iyi oluyor.

İşe başlayınca sık sık arama motorunda " evde yapılacak aktivite " diye aratıp durdum.
Birazını yaptım , birazı nisa duru"nun ilgisini çekmedi , bazıları zararlı geldi.

" parmak boyası etkinliği " başta benim severek yapmak istediğim etkinlik oldu hatta heycanla aldım boyalarımızı da  :)
bu kez de Nisa Duru korktu. kızım pek titizdir. :) :)
Eline değen her boyada çığlık çığlığa bağırdı. Her defasında 1/2 kez sürüp kaldırdık.

Dün akşam bir baktım boyaları almış gelmiş. şansımı yeniden değerlendirmek istedim.
"Sütten ağzı yanan yoğurdu üfleyerek yer " her yeri örtü ile sıkıca kapladım , Resim defterini getirdim. hiç kızı zorlamadan oturdum kendim oynamaya ona da fırça getirdim onunla boyamasını gösterdim. Biraz oynadı tabi eline geleni bu kez siiiil diye bağırdı.

Sonra kendi elimi komple boyadım. Deftere izini çıkardım , oynarken rol yapmadım cidden çok eğlendim. baktım Nisa Duru da eline değenlere artık tepki vermiyor arada sil demeye başlıyor.

sonra kendisi elini uzattı. onunda avcunu komple boyadık deftere izini çıkardık çok hoşuna gitti.

Etkinliği banyodan önce yeniden yapacağım. Bu kez daha rahat ayak izi , el izini çıkaracağım.

Nasıl eğlendiğimizi resmi aşağıda :) Bazen korkabiliyorsun kızım. ama korkularını da yenmek için savaşıyorsun.



18 Kasım 2015 Çarşamba

Bumbo koltuk

0 yorum


Doktorların onayladığı Bumbo'yu, bebeğiniz başını dik tutmaya başladığı andan itibaren güvenle kullanabilirsiniz.
Ergonomik iç tasarımı ile bebeğin vücut şeklini ve 
omurgasını 
destekler.Oval oturma yeri sayesinde, bebeğinizin beline ve 
kuyruk sokumuna baskı yapmaz.

Anne kucağında olduğu gibi bebeğiniz iÇinde rahat olacaktır.
Yumuşak pürüzsüz dokusu ile kolayca temizlenir ve 
yıkanabilir.Güvenilirliği sayesinde bebeğinizi bağlamadan 
rahatça kullanabilirsiniz.
Hafif ve taşınabilir özelliği ile heryere yanınızda 
götürebilirsiniz.Evde, sahilde, bahçede, banyoda kullanılabilir.
Orijinal tasarımıyla birçok uluslararası tasarım ödülüne 
sahiptir.Oyun masası kolayca takılıp çıkarılır.Yemek masası 
olarak da rahatlıkla kullanılır.








Bu ve Ergobaby benden aldığı parayı fazlasıyla hak ediyor. Neredeyse her kullandığımda Allah razı olsun diye başlıyorum :) :) ikisi de bende büyük kurtarıcı oldu. :)
Tabi ben biraz geç fark edip aldım. Bebeklerin en sıkıntılı döneminde kucakta durmak istemediği , hele yatmak hiç istemediği dönemde alsaydım azcık nefes alırdım evde diye çok düşündüm. :) Fazlasıyla geç kaldım ama iyi ki aldım :)

7. ayımızın içindeydik sanırım , ek gıda dönemi gelince mama sandalyesi almaya karar verdim ama biz yere yakın masada yemek yiyorduk diğer mama sandalyeleri yüksek kalıyordu Misafir gelince büyük yemek masasını kullanıyorduk. bumbo koltuk benden orada  + aldı zaten tamamen işimi görecek bir üründü. 


Tabi fiyatı öğrenince ikilemedim değil :) ama o zaman üye olduğum bir facebook grubunda 2. el olarak resmen yakaladım. Grupta herkes kapış kapış bekliyordu birisi koysa da alsam diye ilk yazan alıyordu ( bir kaç defa kaçırdığımda çok iyi biliyorum ) 

Ankara'dan bir arkadaş sağ olsun. 2. el satışa koyar koymaz hemen aldım. Hiç tanımadığım birisiydi ama çok sağ olsun ürün sapasağlam , tertemizdi.. 90 TL aldım. Tekrar teşekkür ederim. 
şimdi tabi muadili bir sürü site var en güzeli de tutumluanne çok hoşuma gidiyor orası :)

* Ürünü aldığım anda kızımı içine koydum bacaklardan dolayı biraz zor girdi ama hiç bir iz , ağrı sızı yapmadı içinde çok mutluydu. 

* Büyüyüp sağa sola eğilse bile içinden çıkma ihtimali çok düşük. 21 aylık bazen hala oturmak istiyor 1 hamlede içinden çıkamıyor. 

* Yıkanırken kullanmak kesinlikle çok güzel alt kısmı vakumlu gibi suda kayma gibi riski yok. Tabi biz yıkanırken kullanamadık o dönem çok korkuyordu yıkanmaktan. :) 



17 Kasım 2015 Salı

Anneye bağımlı çocuk

0 yorum
kafa takıp kafamı morartmadan önce 
arama motoruna "anneye bağımlı çocuk " yazınca çıkan sonuçtan inanın içim rahatladı. tek olmadığına çok sevindim :)
Çünkü bu durum beni çok endişelendiriyordu. evin içinde bile pire gibi dibimde yaşayan çocuk psikolojimi zorluyor benim. çaresiz kalmak ne yapacağımı bilememekte beynimi zorluyor. 
Tamam kabul !!! bende " evladına bağımlı bir anneyim " yada belki helikopter anne diyebiliriz. Elimle olmasa bile gözümle takipteyim en güvendiğim kişilerin yanında bile olsam. ama konumuz bu değil. :)

Nisa Duru evin içinde bile rahat bırakmıyor tuvalete gitsem saatlerce huysuzca ağlıyor ağlamak demeyelim sızlanıyor , tuvaletten çıkınca yerde kapı önünde yatarken buluyorum alttan beni takip ediyor sanırım kendince orada mıyım değil miyim emin olmak istiyor .
Karşısına geçip ona güzele anlatıyorum. Tuvalete gireceğimi , isterse kapıda durabileceğini ama ağlamaması gerektiğini , seslendiğinde ona cevap vereceğimi , hatta çıkınca hemen yanına gideceğimi güzelce anlatıyorum.
beni dinliyor. " ama kaybetme korkusu " ağır basıyor . kafa sallayıp tamam demesine rağmen tuvalete girdiğim anda basıyor çığlığı.. çözüm olmuyor. 

Mutfakta yemek yaparken de aynı durum ya ayak kısmımda oluyor yada gene yakınımda ona bir oyun kuruyorum kendi kendine bir süre oynuyor. Sıkılınca da anne gel deyip çekiştiriyor. üstelik bunlar olurken genelde babası da evde oluyor . yani onunla da vakit geçirmek istemiyor. illa benimle olacak tuvalete yada banyo ya girdiğimde yanımda olacak beni görecek. 

Derin derin oyun oynuyor mesela dikkatlice kafasını kaldırınca ben yanında olacağım , görecek en dikkatli anında bile yakınımda olacak. evin içinde dipdibe bir hayat yaşıyoruz :)

Babasına karşı aşırı tepkili gerçi tek ona değil , aynı tepki ananeye de var. 
Gün içinde anane ile olmasına rağmen akşam ben geldiğimde yada ikimizde aynı olduğu başka toplumda istemiyor. Giiit deyip bağırıyor. 
akşama kadar özlüyor diyorum , işteyken bende onu özlüyorum. yalan yok.

Kars dönüşü uçakta 2 dk kucağımdan inmedi . babası gel oynayalım diyor gidiyor saniyesinde yeniden bana dönüyor

Bir yere gidilecekse benim kucağımda , sokakta el tutulacak ise gene benim elim , yemek yenecek alt açılacak ise yine ben yapacağım her şeyi benimle .

bende insanım yahu...
10 dk bile olsa sakince hareket etmek istiyorum.Oturup kısa süreli kahvemi sakince yudumlamak istiyorum. kahveden de geçtim işyerinde içerim ben onu valla artık rahat rahat tuvaletimi yapmak istiyorum.. :))
Babası ile de sakince vakit geçirmesini istiyorum. 

" iki yaş sendromuna " bunu da bağlıyorum . Bunlar geçecek diye hayaller kuruyorum. 

10 Kasım 2015 Salı

Milli Yas 1. yıl

0 yorum

En son işe döneceğimi düşündüğümde hüngür hüngür ağladım. Evet ağladım hatta ağladım az kalır hönkürdüm , bildiğin yüzüm gözüm şişti . Günlerce bunalıma girdim toparlanamadım.
Kızımdan ayrılmak istemiyorum . daha doğmadan ananesine bırakır kaçarım dediğim yavrumu yeniden içime sokmak istiyordum.


Çalışan anne olmak ise gözümde büyüyordu. hem ev hem iş yürütemem diye kızdım bağırdım.
Şimdi ise üzerinden 1 yılın geçmesi ve bu işi pek ala becerebildiğimi görünce mutlu oluyorum. ama sanmayın uzun süreli saniyelik bir durum ben hala çalışma hayatından memnun değilim.


İşte bugün tam 1 yıl oldu işe başlayalı koca bir 365 gün
10 ay evde " 4 dönüm bostan yan gel Osman diyeli " 1 yıl olmuş.
benim ev hanımlığında felsefem gece çalışır gündüz gezerim " oldu yani gece nisa duru uyumadığı için ev işleri , yemek  ,temizlik ile geçirdim. gündüzde kahvaltı yapar yapmaz attım kendimi sokaklara , şimdi evde olsam yağmur ,çamur demem gene öyle de yaparım.
10 ay bitti. Geldi vakti deyince ne olduğumu az biraz şaşırdım.


Her yazı da mutlaka diyorum . Anne olmak zor hem de çok zor ama çalışan anne olmak extra zor.
Herkesin de anneliği kendine tabi ki . Her şeyi ile ondan ayrı kalmak zorluğun ta kendisi.



Benim 1 yıldır çalışan anne rutinim tam da böyle.

* Her sabah gözün kapalı kalk , hızlıca hazırlan. ama ışığı yakıp ses yapma. Kız uyanırsa ölü taklidi yap :)  yada müdürlerini ara ben öğlene geleceğim falan de. :) Çünkü çığlık çığlığa sebepsiz ağlamalar az sonra başlayacaktır.
* Eşin senden önce çıksın arabayı hazır etsin . Kızı al sar sarmala dizinde tutarken ayakkabı giy , kapı kitle. Eşini bekle kornaya bassın öyle çık çocuğu üşütme ( kırarım kafanı )
* Arabada annene gidene kadar 10 dk kestir yarı uyanık ya uyur. Anneni evi en üst katta olduğu için 3 kat merdiveni kucağında 14 kg çocuk haah huuuh diye çık nefes nefese kızı anane kollarına bırak zor nefes alarak in aşağı
* Kalan 10 dk gene uyuyarak geçir işe gel , kahvaltı , 3 yada bilemedin 4 shot kahve ile uyanmaya çalış. yorul , koştur , ekrana bakmaktan gözlerin ağrısın.
* Akşam yürü yada itiş kakış otobüse , minibüse bin. Annene git kızını eyle oynat yaklaşık 19:30 gibi kocan gelsin alsın. yolculuk eve.
* Eve gir en basitinden yemek hazırla , bu ara mutfak banyo temizle . yemek ye topla temizle.
* Ütü, çamaşır , bulaşık , yemek, bilumum ne kadar iş var ise birinden birisi hiç olmazsa mutlaka dağınıklık topla yatma vakti.
* Uyku uyku diye ağlarken gözlerin tomy & jerry misali kürdan ile tuttursam mı diye düşünürken kızın uyansın yada hiç uyumasın dirensin. saat 01:00 olsun bi bak :03:00 olsun kızın uyusun kalsın. sende uyu , uyumaya çalış ,sabah olacak derken 07:00 oldu hayde yeniden kalk canım. :)



Sen hiç her sabah keşke evde olsam dedin mi ?  uyansa da beni görünce ayrıca bir sevinse , hava güneşli keşke evde olsam şimdi parka gider biraz güneşlenir dik dedin mi ?  yada şimdi uyku vakti keşke bana sarılıp uyusa böyle gerile gerile anneeeeeem dese diye geçirdin mi içinden abidin. 
Ben bunu 365 gündür yaşıyorum. 
10 kasım deyince artık burnum bir ayrı sızlıyor. bi başka doluyor gözlerim. 

Seni Seviyorum kızım. 









2 Kasım 2015 Pazartesi

Hafsonu / Faruk Yalçın Darıca hayvanat Bahçesi

0 yorum
Kızıma  ,
Umarım sende en az annen , baban gibi seversin kuşları  , köpekleri , balıkları
korkmaman için yada onları daha da çok sevmen için elimden geleni yapıyorum 

Biz bu hafta sonun da oyumuzu kullanıp Faruk Yalçın Zoo  gittik.
İstanbul Avrupa yakasından 50 dk vardık. Ulaşım çok iyi.
Bizim sanırım 3. gidişimiz olduğundan artık daha kısa sürede ve hızlı gezdik.
Ayrıca 0-4 yaşın ücretsiz olması ve yıllık aboneliğin de uygun fiyatlı olması bir harika
1 yıllıkta abone olduk . Kasım sonuna kadar sık sık gider ziyaret ederiz artık.


Hayvanat bahçesi otoparkının tam karşısında Uzun Cafe diye bir yerde sabah kahvaltımızı yaptık. Daha iyi bir yer olabilirdi ama çok araştırmaya girmedik.
Kahvaltı tabağı 14 TL çok çeşitli olmasa bile idare eder.




Kahvaltı sonrası düştük yollara hava hafif serindi ilerleyen saatlerde güneş çıktı tam kıvamındaydı.  
Yol boyunca solda hayvanların afişleri var pür dikkat baka baka yürüdü nisa duru
1 gece öncesi ona nereye gideceğimizi , neler göreceğimizi anlattık
Afişleri gördükçe şu şu diye heycanlandı.



Hayvanlara yiyecek verilmesi yasak 
ki onların bir düzeni olduğundan belli aralıklarla belli yiyeceklerle beslenmesi gerektiğinden çokta doğru yaklaşık 2 sene önce yiyecek atılacaklar bölmeler vardı maymunların kafesinde ipten sepetler falan bile vardı. ama biz insanoğlu ne vereceğimizi şaşırdığımızda kaldırıldı...

Bahçede en çok eğlendiğim Maymunlar  , şempanzeler oluyor. bildiğin insanlar :) :)
hareketlerinden bile anlıyorlar. Resimde çekirdek uzatıyoruz o bahane buz gibi ellerine dokunuyoruz işte.
Hepsi böyle iyi niyetli değil ama bilginize,  bir tanesini elimizi yakalayıp çekmeye çalıştı.
Elleri soğuk ve çok sert . :)





 Nisa Duru ile ben aynıyız valla :D
Görür görmez aaaa biz ! dedim. Hayvanda olsa anne işte nasıl koruyor yavrucuğunu.




 Bu resim gerçekten harika olmuş .
Zürafaları acayip merakla izledi.
aslında biz bu yola çıkarken ya dikkatini çekemez ise , ilgilenmez yada korkarsa diye çok tereddüt yaşadık.
Bunun üstüne Bilinçli bebek kitabında kedi , köpek tanıyan 1,5 yaş üstü çocukların hayvanat bahçelerini de seveceğini okuyunca bize büyük işaret oldu.


 Bazen korktuk tabi , bazen ise elini uzatıp dokunmak istedi.
Sibirya kaplanı / Erkan ı çok sevdi yavrum geeel geeel diye bağırdı durdu.
ah yavrum tehlikenin farkında değil tabi :D


Maymun kızım - ve maskesi
yardım amaçlı 1 TL satılıyor. sonuçta oradaki her hayvanın fazlasıyla ihtiyacı var


Hayvanat Bahçesi içinde yemekler çok iç açıcı değil.
Dönüş yolunda Kurtköy - Mehmetçik Vakfında yedik çokta güzeldi.
Kendi selfie mi çekmek istedim ama ne mümkün fare giriyor araya :)






Saçlarımız atkuyruğu oluyor biraz zor oluyor ama olsun.
ne güzel uzadılar mis kokulu saçlar.




Aşure yemeye babaannemize gittik.
Ev öyle sessiz geldi ki ( külliyen yalan )
Nisa Duru'ya verdik flüt öttürdü durdu :)
Beynimiz şişti ama olsun :D

30 Ekim 2015 Cuma

Aybars 2 yaşında

0 yorum





Merhaba ,
Nisa Duru şanslı demişimdir her zaman , ( çok şükür ) aynı anne babadan olmasa bile yaşıtı bir çok kardeşi var .
Daha gebelik düşündüğüm aylardan birinde Mart 15'te teyzemin Aybars'a hamile olduğu haberini almıştım. (ilk resimde ortada alttakinde solda ve o şuan 2 yaşında )
çok sevinmek ile birlikte ya bende hamileysem diye de içimden geçirdim. üstüste olması hiç güzel olmayacaktı.
Neyse ki 3 ay sonra bende hamileyim haberini verdim. Oda benim gibi en çok şaşıranlardan oldu.
Oğluna bir arkadaş geliyordu ama biz teyze - yeğenden öte abla kardeş gibiydik. zorlukları da vardı elbette

Sonra hamilelik haberim falan filan eğlence derken tatile gittiğim bir gün şezlongda kızımla güneşlenirken bir yandan ne yersem kusarken bir telefon yengem ( dayımın eşi ) onunda hamilelik haberini almıştım. Şimdi kızımdan 16 gün küçük bir erkek çocuğuna hamileydi. ( diğer kara çocukta Rüzgar )3. çocuk olması ile sevincin yanında herkese aaaaa dedirten bir çocuk oldu o  , Rabbim verirse güzel verir işte o da en az kızım kadar canım.
iyi ki doğmuş.

Bu resimde kızımın yanına gördüğünüz erkekler annesinin kuzenleri :) buda işin komik yanı ya neyse ,

Aybars grubun en sakin üyesi , diğer ikisi kapkara olmasına rağmen o anası gibi sapsarı gözler renkli 28 Ekim doğumlu bir paşa , henüz çok fazla konuşamasa da kızımı çok seven bir erkek. :) Nisa Duru ile Rüzgara göre daha iyi anlaşıyor. daha da sık görüşüyor. Kızım ona ne yaparsa yapsın asla karşılık vermeyen  bir centilmen
Rüzgar ile iki erkek olmasından ikisi de araba sevmesinden pek anlaşamıyor bazen çok güzel oynuyorlar bazen de saç başa kavga.
En kötü kavgalarınızda bile omuz omuza olun inşallah.

Rüzgar grubun en deli dolusu , iki abladan sonra gelen erkek olmanın verdiği şımarıklık ile fena saç çeker :) he bide fena ısırır. Nisa Duru ile Aybars çok sık görmediğinden mi yoksa gerçekten sakinler mi bilemem fazla tepki vermezler. Meydan da rüzgara kalır :) 

Nisa Duru ise grubun tek kız üyesi ;  Şimdide ileride de canlarını fena yakacak haberleri yok :D

Sizi bir arada görünce kavga etseniz bile ileriyi hayal ediyorum her seferinde koca koca çocuklar olduğunuzda en basiti ilkokul  lise zamanında ne hallerde olacaksınız diyorum kendi kendime , inşallah her sene olduğu gibi seneler sonrada böyle resimlerinizi çekebilirim.

Aybars - Nisa Duru - Rüzgar ileri de birlikte fena olacak bunlar.

üst resimde Aybars 1 diğer resimde ise Aybars 2 yaşında Darısı kızımın başına.


27 Ekim 2015 Salı

Anneme Benziyorum Artık 2

0 yorum
Sanki günler geçtikçe , Nisa Duru büyüdükçe  iyice annem oluyorum..
Bunu şikayet yada utanç olarak demiyorum.. ( ki ne haddime o ayrı )
Mesela ,hafif rüzgarlı havada kızımı kat kat giydirip ben üşüyorsam oda üşüyordur diyorum , sonra geçiriyorum içimden hava sıcakladı mı ne dur kızı da soyayım oda terler diyorum
Ben en çok anneme o zamanlarda kızardım.. Üşüsem bile inadına üşümüyorum derdim. giymezdim istediğini üzerime ( boyum uzadı evet dinlemedim ya sözünü 2*80 oldum )


Evin soğukluğuna aldırmadan kısa kollu ve ayağımda çorapsız geziyorum , o karlı günlerde ateş basıyor bana ben üşümüyorum ama Nisa Duru es kaza çorabını çıkarırsa evde terör estiriyorum, oyun kovalamaca ile zorla giydiriyorum o çorapları ayağına elbette diyorum !! ayağına çorap giymezsen üşütürsün diye.. :)


Bitti mi Bitmedi :) :)


Bekarken ne çok kızardım. Tarhana ile Mercimek çorbasını karıştırmasına söylenir söylenir bayıla bayıla içerdim. Hatta içerdim öyle söylerdi de anlardım. zılgıtı sonrasında yapardım.
Geçenlerde Ezogelin ile şehriyeyi karıştırırken içimde bir huzur vardı. ne yani çorba çöpe mi gitseydi..


Temizliği de annem gibi yapıyorum mesela ,
Önce toz , sonra süpürge sonra yerleri siliyorum hatta yerleri vileda ile silersem için çok rahat etmiyor. illa o dizleri parkeler sürteceğim. illa belim iki büklüm olacak dip köşe elimde eski havlu köşelere kadar girip çıkıp sileceğim.


Elimde Iphone 6 ama bende çoğu özelliğini bilmiyorum. Kurcalayıp bakmıyorum bile o bilmediğinde bazen gülüyorum. :)


Aynada kendime bakınca yüzümde ona benziyor artık. gözlerim, kaşlarım gittikçe ben o oluyorum galiba. Önceden hiç benzemezdim. Huyumu geçtim yüzüm hiç annem olmadı benim.


Canım sıkıldı diyene " sıkı can iyidir çabuk çıkmaz " diyorum.
Biliyorum ileride kızım dışarı gitsin hava kararmadan gel , yada daha kapıdan çıkmadan kaçta geleceksin bile diyeceğim.


Ben buyum. Gittikçe gün be gün anneme benziyorum.



26 Ekim 2015 Pazartesi

Nisa Duru 21 aylık

0 yorum
Selam , 
21. ayımız ile birlikte döndük biz başa ,
uyumuyoruz , uyutmuyoruz , yorgunuz.
Üstelik bide her sabah işe gidip gelmek beni benden alır oldu artık.
elbette sağlıklı olman önceliğim ama keşke birazda uyusan kızım.

Her sabah azcık daha uyumak için neler vermezdim. diyerek kalkıyorum.

Doğum günümüze kalan son 3 ayda yalan yok bir heycan sardı beni. bu sene aile içinde maximum 20 kişilik bir organizasyon ile kutlamayı planlıyorum. Tabi şimdiden acaba kimleri çağırsam , neler yapsam , ne hediyeler versem diye de düşünmüyor değilim. Ne yapayım 1 tanecik bizim 2 yaşına giriyor #nisaduru2yaşında dememize az kaldı :)







 Aybars ile çok güzel anlaşıyorsunuz. artık düzeldi birbirlerini anlar oldular bu resimde de yatırmış Aybars'ı altını değiştirmeye çalışıyor. Maşallah kızıma aklını sevdiğim.
Çarşamba günü Aybars 2 yaşında oluyor :)





 21. ay günümüzde babaannemizde çekildi. Kızım büyüyor  Allah'a şükür sağlık sıhhat ile..
her güne başka bir aşk ile uyanıyoruz.

* Babaanneye baba baba diyen birisi o anane iki anne ise babaanne neden iki baba olmasın değil mi ama ? :)
* Köpek dişlerimiz artık tam anlamı ile çıktı ısırdı mı resmen hoplatıyor.
* hareketlerimi , kelimelerimi ciddi ciddi tekrarlıyor.
* İşe gidip gelmemi algılıyor.
* Meme emmeye devam keşke kendiliğinden bıraksan başka ne isterim.

Bilinçli bebek Aletta Solter 'ın kitabını okuyorum.
1,5 ve 2,5 yaşlarının daha tehlikeli olduğunu , öfke nöbeti geçiren çocukların elleri ve ayaklarını sallayarak şiddetle ağladığını ve bu sürede ağlama , sus demek yerine ağlamasını beklememiz gerektiğini
sakinleşince eskiye döneceğini  , uykudan önce ağlayan çocuklara ağlaması için fırsat verilmesi gerektiğini , düştüğünde yada canı bir şekilde acıyan çocuğa bir şey olmadı , geçti , ağlama artık demek yerine duygusunu sözlü ifade etmemiz gerektiğini mesela ; biliyorum canın acıdı ama geçecek , kötü düştün farkındayım gibi gibi sözler söyleyip duygusunu içine atmaması gerektiğini
bu yaş döneminde en çok ihtiyacımız olanın sabır olduğunu öğrendim.
Bu kitabı okumak için geç kaldığımı bile düşünüyorum.































Bu resimde Nisa Duru nerede bilin bakalım. :)
Gecenin 3 ünde karşılaştığım manzara böyle uyumayan kızım kendini lastikli çarşafın içine sokmayı akıl etmiş.
Uyumuyor ve çılgınlar gibi oyun oynuyor.

Annelik uyku saati dışında akıl sağlığımızı da kaybetmekmiş.

















15 Ekim 2015 Perşembe

Dayımız Evlendi.

0 yorum
Merhaba , 
Eğer yeni işe başlayacak yada başlayan birisi isen lütfen okumayın kafa karıştırıp gönül kırmak istemiyorum :(
Bu izin dönüşü bana yaramadı. (Hangisi yaradı bilmiyorum ya o ayrı ) 

 Ekim ayında da abimi evlendirmek ve kızımla doyasıya vakit geçirmek için yeniden izne ayrıldım.  işin içinde düğün telaşı olunca kıza bakacak adam lazım oluyor.. 
Doyasıya bir hafta geçirdik , gezdik eğlendik ve büyüdükçe kızımla vakit geçirmenin keyfine varmaya başladım. 
20 aylık yer cücesi beni gün içinde eğlendiriyor  , güldürüyordu. 
86 cm boyu ile beni taklit ediyordu kelimelerimi hareketlerimi kızsam bile bir anda sarılıp koklaşıyorduk. 




Siz bu resme bakınca ne görüyorsunuz bilmem. 
ama ben bir evladın annesine özlemini görüyorum
ben çok izin kullandım , işe geri döndüm ama bu başkaydı. 
Sabah kalkınca beni gören Nisa Duru mutluluğunu anneeeem diye sarılarak belli ediyordu mesela , bu resimde o sabahlardan birisinde çekildi.
her sabah böyle sarmaş dolaş sarılarak güne başladık mesela .. 




Birlikte çokça gezdik. 
izne çıkmamın diğer nedeni de buydu zaten beraber gezecek eğlenecektik 
hava durumunun bir anda değişmesi ile tam istediğim gibi olmadı ama keyifliydi.. 






Düğün telaşımızda bitti çok şükür , güzel bir yuva kurdular.
İnşallah bundan sonrada hep böyle olurlar. ikinci resimde Nisa Duru ya kibar ol diyorum ( kendisi kibar ol dediğimizde dudaklarını böyle yapar ) yengesi de onu taklit ederken resim çekmişim çok hoşuma gitti ikisininde bu hali :) :)



Sonrasında anne kız fena hasta oluyoruz Nisa Duru ishal , kusma bende grip astım derken 3 raporlu evde dinlendik. çocuk oldu mu dinlenme kısmı yalan tabi ki. çok şükür sağlığımız artık yerinde.. 

 Böyle işte , 
çalışan anne olmak inişli çıkışlı bir yokuş , 
ben o yokuşun bu aralar iniş kısmındayım. 
çalışan anne olmaktan mutlu değilim. 
her defasında ileride iyiki çalıştım diyeceğim desem bile bu günlerim geri gelmeyecek en çok ona üzülüyorum.

bir ara kendimi ikinci çocuk yapıp 1 sene daha mı evde olup kızımla ilgilensem diye düşünürken buldum.. düşünün ikinci çocuğa ne gözle baktığımı :D

Sevgiler.. 



29 Eylül 2015 Salı

Çanakkale Geçilmez

0 yorum
Merhaba , 
Bu bayram arkadaşlarla Çanakkale - Saroz - Arabakonağı köyü - Gelibolu - Eceabat -Tekirdağ
turu yaptık. 

Ve gördüğümüz yerde göğsümüz kabara kabara ÇANAKKALE GEÇİLMEZ ..!! dedik. 










Bu yaşımızda buraya ancak gittiğimiz için utandık diyebilirim. 
Onca insan  , onca mezar ve daha niceleri bizler için savaşırken biz bu nesil kalkıp yeni gidiyoruz görmeye.. 
Görmeyen var ise mutlaka gitmeli.
Nisa Duru büyüdüğünde yani aklı erdiğinde göreceği ilk yer burası olmalı.
  






 


Her bir yer ayrı bir karpostal , ayrı bir anı 
baktığım her yerde içim titredi. Şehitlik abidesi ni gözümde daha küçük bir yer olarak hayal etmiştim. 
İlk gün Çanakkale Merkeze yakın olsun diye Gizem Pansiyon da kaldık. 
Pansiyon deyince yıkık dökük az kişilik bir yer hayal ettiğimizden yeri görünce bayıldık. 
Aldıkları parayı da fazlasıyla hak ediyorlar. Temizlik  , oda , genişlik  10 numara
kahvaltısı biraz az ama fazlasında da gözümüz yok :)



Bunlar bir bölümü düşün A harfi ile başlayıp Z harfine kadar memleketleri ile sıralanmış bir sürü kahramanı. 
okumaya vaktimiz asla yetmez. Bakmaya bile yetmiyor.. çünkü bitmiyor... 


Çanakkale savaşları sırasında bir Anzak askerin bir Türk şehidimizin başını Avustralya'ya götürüp mumyalayıp 87 yıl saklamış. Anzak torunu tarafından bulunan şehidimizin başı polise teslim edilir. Daha sonra Avustralya Gaziler Teşkilatı Geri Dönen Askerler Birliğinin Türk Bölüm başkanı Ramazan Altıntaş'a ulaştırılır. Kadife kutuda saklan şehidimizin başında hala biraz saç ve birkaç diş bulunmaktaydı. Şehidimizin sol gözün üstünde ve kafatasının arkasında kurşun delikleri vardı.10 Mart 2003 tarihinde Türk makamlarına teslim edilmiş ve 18 Mart 2003 tarihinde resmi törenlerde abide bahçesine defnedilmiştir.





Aslına bakarsak herkes biraz Çanakkaleli , herkes biraz oraya gönül vermiştir. 
biz extra bide eş durumundan Çanakkale - Bigalıyız. ( yavrum baban nereli nereden bu kaşın gözün temeli diyorum içimden ) 
Burası da eşim ve kızımın has memleketi Araba konağı köyü.. 
Soldaki Resim ; Caminin karşısı .Nisa Duru çok sevdi koşturup oynamayı. 

Sağdaki resim de 2,5 saat feribot kuyruğu beklerken biz. 
Oraya gidince mutlaka Mısır yiyin ısırdıkça resmen süt fışkırıyor ilk kez böylesini yedik. 




Çok geç geldiğimiz için feribot kuyruğundan denizin tadını çok çıkaramadık.
seneye inşallah daha uzun süre gidip kalmak isterim. 
Burada da  , Güneyli köyü , Mimoza Motel de kaldık. 
İşte burayı beğenmedik. Diğer yere göre daha pahalı , pis ve küçük bir yerdi.
Motel sahipleri ve pamuş köpekleri çok sevecen oldukları için laf etmiyorum :)
bir daha gitsek bir kahvelerini içer ama asla orada kalmazdım.. ;)



Gelibolu - İlhan Restaurant mekan olarak ta manzara olarak ta bir harika
Çanakkale dedin mi Balık geldiğinden akla biz tüm akşam yemeklerimiz de farklı çeşit Balık yedik.