nisaduruannesi. Blogger tarafından desteklenmektedir.
anneme benziyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anneme benziyorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

27 Ekim 2015 Salı

Anneme Benziyorum Artık 2

0 yorum
Sanki günler geçtikçe , Nisa Duru büyüdükçe  iyice annem oluyorum..
Bunu şikayet yada utanç olarak demiyorum.. ( ki ne haddime o ayrı )
Mesela ,hafif rüzgarlı havada kızımı kat kat giydirip ben üşüyorsam oda üşüyordur diyorum , sonra geçiriyorum içimden hava sıcakladı mı ne dur kızı da soyayım oda terler diyorum
Ben en çok anneme o zamanlarda kızardım.. Üşüsem bile inadına üşümüyorum derdim. giymezdim istediğini üzerime ( boyum uzadı evet dinlemedim ya sözünü 2*80 oldum )


Evin soğukluğuna aldırmadan kısa kollu ve ayağımda çorapsız geziyorum , o karlı günlerde ateş basıyor bana ben üşümüyorum ama Nisa Duru es kaza çorabını çıkarırsa evde terör estiriyorum, oyun kovalamaca ile zorla giydiriyorum o çorapları ayağına elbette diyorum !! ayağına çorap giymezsen üşütürsün diye.. :)


Bitti mi Bitmedi :) :)


Bekarken ne çok kızardım. Tarhana ile Mercimek çorbasını karıştırmasına söylenir söylenir bayıla bayıla içerdim. Hatta içerdim öyle söylerdi de anlardım. zılgıtı sonrasında yapardım.
Geçenlerde Ezogelin ile şehriyeyi karıştırırken içimde bir huzur vardı. ne yani çorba çöpe mi gitseydi..


Temizliği de annem gibi yapıyorum mesela ,
Önce toz , sonra süpürge sonra yerleri siliyorum hatta yerleri vileda ile silersem için çok rahat etmiyor. illa o dizleri parkeler sürteceğim. illa belim iki büklüm olacak dip köşe elimde eski havlu köşelere kadar girip çıkıp sileceğim.


Elimde Iphone 6 ama bende çoğu özelliğini bilmiyorum. Kurcalayıp bakmıyorum bile o bilmediğinde bazen gülüyorum. :)


Aynada kendime bakınca yüzümde ona benziyor artık. gözlerim, kaşlarım gittikçe ben o oluyorum galiba. Önceden hiç benzemezdim. Huyumu geçtim yüzüm hiç annem olmadı benim.


Canım sıkıldı diyene " sıkı can iyidir çabuk çıkmaz " diyorum.
Biliyorum ileride kızım dışarı gitsin hava kararmadan gel , yada daha kapıdan çıkmadan kaçta geleceksin bile diyeceğim.


Ben buyum. Gittikçe gün be gün anneme benziyorum.



6 Ocak 2015 Salı

Anneme Benziyorum Artık

2 yorum
Sabah bulaşık yıkarken ellerimin annemin ellerine ne kadar benzediğini
fark ettim.
Benzemekten de öte; tıpatıp aynısı olmuşlar..
Ergenlik çağlarımda (hakikaten çekilmez bir yeniyetmeydim) annemin
ellerine sinir olurdum.
Ya da şöyle diyelim: Sinir olduğum bir milyon sekiz yüz kırk altı şeyden
biri de annemin elleriydi.
Kadıncağızın beni sinir etmek için ellerine özel olarak yaptığı bir şey de
yoktu.
Uzun kırmızıya boyanmış cadı tırnakları falan veya lime lime olmuş tırnak
etleri gibi bir durum da yoktu.
Sadece şekilsizdi. yani özenemezdi zamanı olmazdı gördükçe benim canım yanardı.
'Hah' dedim kendi kendime 'şimdi nisa duru büyümüş olsaydı ' oda sinir 
olacaktı ellerine. Yeterince güzel değilmiş diye..' krem sür deyip duracaktı. 
Şimdi ise o eller biraz daha elimin içinde kalsın diye ne numaralar
çekiyorum...
Yok üşüdüm, tutsana elimi, yok kremi fazla sürdüm, alsana birazını,
elime baksana , gibi gibi..

Aslında düşününce, eller dışında da anneme her geçen gün daha çok
benziyorum.
Eskiden çok umurumda olmazdı şimdi evde ufacık bir dağınıklık olsa
sıkılıyorum.
Kız uyur uyumaz hızlı hızlı iş yapıp öyle yatmaya çalışıyorum. 
Çay sevmeyen ben her akşam çay demliyorum , demlensin dursun huzur veriyor insana. 

Aynı annem gibi ben de masa örtülerini düzeltmeden yanlarından geçmiyor,
hoh yapıp silmeden aynalara bakmıyorum , kızım ağzına atmasın diye sürekli yerden iplik topluyorum 

Daha az süsleniyor daha az bakım yapıyorum. 
Eskiden sabaha ayrı akşama ayrı set set kremlerim vardı benim , şimdi tek kremi 
elime de sürüyorum yüzüme de maksat yeşillik olsun :)
Rimelim ise kurumak üzere almaya vaktim yok alsam da sürmeye vaktim yok

Bu kadarla kalsa yine iyi.. 
her gün banyo mutfak temizlemeye çalışıyorum  , evdeyken daha çok kadın programı izliyorum 
tv karşısında yatıp dinleniyorum (dum) 
her fırsatta battaniye altına girip uyukluyorum , 
Evde yarım kollu ve çorapsız geziyorum bir anda geliyorlar üstüste giyiniyorum sonra gene çıkarıyorum. 
üşüdüğümü hiç hissetmiyorum. 

Ben de şaşırıyorum ama gerçek.
Annemde dalga geçtiğim ne kadar şey varsa hepsini ben de yapıyorum
artik!...

Tek kaygım şu: Bir gün ben de YOĞURT KAPLARINI biriktirmeye başlayacak
mıyım acaba?
Aklımın almadığı tek şey bu. Bütün dolap içleri yıkanmış, kurulanmış
yoğurt kaplarıyla dolu.
Hepsi küçük kuleler şeklinde üst üste dizilmiş, kuzu kuzu bekliyorlar. .

Kapakları da elbette mevcut.
Onlarca değil yüzlerce!

Ne diyeyim...
Bir gün elimdeki yoğurt kabını deterjanlarken anlarım herhalde kap
biriktirmenin esbab-ı mucibesini.. .