nisaduruannesi. Blogger tarafından desteklenmektedir.

24 Eylül 2013 Salı

BİRİCİK BABAMIZIN DOĞUM GÜNÜ

0 yorum
2011 yılında bana sevgili ,eş , koca , dost , arkadaş oldun bu bana yetmedi..
2014 yılında ise kızıma baba olacaksın
Onun için 1 kez değil 2 kez iyi ki doğdun diyorum sana. Biri benim diğeri kızım için.

Evlenmeden önce 4*5 yıl çocuk planımız yoktu. Özellikle kredi ile ev aldığımız için uzun tutuyorduk süreyi.
Daha iyi şartlarda olsun daha iyi olsun biraz paramız olsun dedik  dedik durduk.

aklımda hep 1. yılın sonunda eylül ayında olsun diye geçirmedim değil doğumu falan derken 2. yılımızda geçer diyordum kendi kendime ama malum tek başına olmuyor istiyordum ama oturup düşününce yok deyip kaçıyordum.

Şimdi ise ; keşke evlenmeden önce yapsaydım hemen doğsaydı diyorum, yine mantıklı düşününce 1 yıl beklemek ideali diyorum.

Sanırım ondan seninle evlendim mantıksız anlarım da senin mantığın bana yardımcı oluyor.

İYİ Kİ DOĞDUN HAYATIM
İYİ Kİ VARSIN
İYİ Kİ BENİM LESİN
İYİ Kİ YANIMDASIN

Harika bir baba olacağına eminim..


23 Eylül 2013 Pazartesi

HAMİLE OLUNCA ANLARSIN

2 yorum
Anne olunca anlarsın kelimesinin kardeşi bu "anne " olduğumda mutlaka bende ne anladığımı yazacağım . 
Şimdilik böyle bir post oluşturmak istedim. 



* Normalde hasta olunca kusmak istemesen de hamileyken günde 10 kez bile kusulabilirmiş
* Rezil olmak mı oda ne ? Sabah işe gelirken çöp konteynrının yanına kusup hiç bişey olmamış gibi devam etmekmiş. 
* Filmin en güzel yerinde uyuyakalmak en güzel filmleri bile bölüm bölüm izlemekmiş.
* ilk zamanlar hayatın sadece yatak yorgandan ibaret olduğuna inanmak ve bu hiç geçmeyecek gibi yaşamakmış 
* Annemin yıllarca kansızlık ilacı içmemi istemesine hayır demek hamilelik öncesi ; folik asit sonrasında ise tadı berbat bir kan ilacını her gün içmekmiş.
* Gereksiz bir çok kişi tarafından tacize uğramak karnın sevilmesi için yolda durdurulmasıymış
* Hormonların etkisi ile ailenin hareketlerinin konuşmalarının yaptıklarının bile garip gelmesiymiş
* Belli dönemde enerji patlaması yaşamak cam perde yıkamak deli gibi yemekler yapmakmış 
* Biraz kızımla ilgileneyim deyip uzanmak onunla iletişime geçmek 1-2 tıkırtıdan dünyanın en mutlu insanı olmakmış. 
* Aileler tarafından devamlı şımartılmak , ama sonu olduğuna inanmamakmış 
* Her dükkandan yeni bir şeyler almak istemekmiş alışveriş delisi olmakmış 
* Et yemek asla !!! deyip deyip sonra az da olsa yemeliyim faydası olur deyip oturup yemekmiş.
* Anlık duygu değişimi yaşayıp kahkalar atmak hüngür hüngür ağlamakmış. 

En önemlisi de 

hiç görmediğin birisini deli gibi özlemek 
hiç sevmediğin birisini çılgınlar gibi sevmek
hiç dokunmadığın birisini hissetmek
hiç konuşmadığın birisini çok iyi anlamak
hiç bilmediğin birisini ondan çok fazla düşünmekmiş .




22. HAFTA HAMİLELİK DAHA ÇOK İLGİYE İHTİYACIM VAR

0 yorum
22. haftamıza yorgun , mutlu , enerjik bir şekilde girdik.
Oysa eşimden kaptığım grip yüzünden 2 gün yattım sonrasında harika oldum tabi hafta sonu yine enerji patlaması yaşadım evimi temizledim , kekler börekler yaptım malum eşimin doğum günü geliyor , başımın belası ütüleri mi hallettim yaklaşık 10 gün falan rahatım sonra yeniden ütüler beni bekler..

Karnım sanki durulma evresinde hala bazısına kocaman geliyor ufo gören masum köylü gibi gerekli gereksiz çok büyümüş falan diyor...
bazısına minicik geliyor çok biliyor gibi ufacık bir bebeğin olacak falan diyor :)
bu halinden çok memnunum varlığı beni çok mutlu ediyor istediği kadar büyüyebilir yeter ki beni engellemesin.

Bu hafta kızımla daha çok iletişimde olmam gerekliymiş ;  çocuk ilgiden sıkılacak zaten sürekli onunla ilgileniyorum.
nerede hamile görsem derdim ki " ne kıymetli göbeğiniz var eliniz sürekli orada " ama anladım ki psikolojik koruma içgüdüsüyle yapılıyormuş . gece yattığımda , otobüse binerken , otururken sürekli elim göbeğim de
Alaaddin'in sihirli lambası gibi ovalıyorum içeriden çıksın diye :D



Tekmelerin eskisine göre bazen daha sert bazen daha yumuşak ama şunu anladım artık istersen oynuyorsun
geçen gün 3 kez karnımın gurultusuna verdiğin tepki harikaydı korktun mu ? yoksa titreşimden mutlu mu oldun bilmiyorum ama inan ben çok eğlendim :)

Kilo alımım beklediğimden çok daha iyi gidiyor ; 57,5 kiloyum şu sıralar 3,5 kilo almış oluyorum bu benim için çok iyi bu hafta doktor kontrolümüz de var inşallah miinik kızım içinde öyledir onun da kilosu iyidir.

Mide yanması bu ya çok sık yaşıyorum çoğu duyan saçı çıkıyordur dese de " ki bebek mide de mi yaşıyor " tıkayıp kulağımı geçiyorum. 1 şişe soda benim için iyi oluyor yada biraz soğuk su.


Canım kızım ,

seni burada bekleyenleri görsen korkar kaçardın sanırım büyük heyecan ile seni bekliyoruz..




18 Eylül 2013 Çarşamba

HAMİLE NE YEMELİ / NE YEMEMELİ / NEYİ YEMEK İSTİYOR

0 yorum





Başlık benim bile kafamı fena karıştırdı , yemeli miyim yememeli miyim bu sorunun cevabı hiç yok olmamalı..

Malum ilk 4 ay boyunca ne yersem yiyeyim sürekli kusma , bulantı olduğu için çıkardım , Bol bol ceviz , fındık yedim kusacağımı bilsem de yedim mutlaka bir yararı olur diye iyi ki de yemişim onca beden yorgunluğuna belki beni onlar tuttu bilemiyorum..

Keşke bu yazıyı her ay yazsaydım çok daha faydası olurdu.
sürekli bu ay ne yemeliyim diye araştırıyorum. bebeğe bu ay ne fayda eder diye didiniyorum.
İlk zamanlar karnım doysun bebeğe yararı olsun deyip işin içinden çıkıyordum ama anladım ki tek böyle olmuyormuş .

Klasik bir liste üzerinden bende yazmak istiyorum el atmasam olmaz..

Kesinlikle yenmesi gereken yiyecekler

* Süt ve süt ürünleri ayran , yoğurt , peynir ( Günde 2 bardak süt her türlü vitamine eş değer ilk zamanlar mutlaka birinden tiksiniyor insan üzülmemek lazım süt olmazsa peynir olur sade içilmiyorsa muzlu olur olur da olur yani..  çok zorlamamakta lazım sonra hepsinden tiksinme ihtimali yüksek )

* Yumurta (  İşte bu benim azılı düşmanım 4 ay kokusu kendisi bilumum varlığından nefret ettim şimdi yarım bile olsa yemeğe çalışıyorum )


* Meyve ( ilk aylarımda en çok tükettiğim ve genelinde kusmadığı m tek yiyecek olduğu için seviyorum hala da günde 2 öğün mutlaka meyve yemeğe çalışıyorum ne olduğunun önemi yok ama şekeri yüksek olanlar üzüm , kavun gibi meyvelere dikkat etmeli )


* Sebze ( Hamilelik öncesi de aram iyiydi şimdi bol bol folik asit ve demir içerdiği için ıspanak yemeği düşünüyorum tabi önce pazara gitmek lazım )


* Balık ( Hafta da 1/2 kez tüketilmeli deniyor ,  ben daha 5 ay içinde 1 kez yedim tatilde balıktan da tiksindim şimdi aramı av mevsiminin de kalkması ile düzeltmem gerekli ) 


* Tavuk Eti ( iktisat alanım malum kırmızı et yemeyince bedenim de bunun vitamini öyle çok ki şimdi görmesem üzülmem )


* Kırmızı Et ( Ah kızım bana bunu da yedirdin ya daha sana ne diyim bilmiyorum arada sırada bile olsa sen iyi ol diye yiyorum )


* Meyve suları ( kış ayında hamilelik hastalık demek tabi dikkat etmezsem bol bol sıkıp sıkıp içemem lazım ) 


* Su ( hayatımın her yerinde bol su tüketilmeli kelimesinin duyuyorum hamilelikte bunun içinde günde 2,5 LT kadar içmeye çalışıyorum mide yanmasına , idrar yanmasına birebir genelde en sıkgörülen şikayetler )


* Maden suyu ( Bebeğin kemik gelişimi için de faydası olduğunu duyunca günde 1 tane öğle yemeğinden sonra içiyorum son 2 haftadır olan mide yanmama da iyi geliyor yalnız özellikle doğal minarelli su yazmasına dikkat ediyorum )


*Dondurma ( Süt içerdiği için en masum tatlıdır ama ben zararını bulacağım ya gidip buzlu dondurma yiyorum )


* Ekmek makarna pilav  ( enerji açısından karbonhidrat ta lazım mecbur az da olsa yemeğe çalışıyorum. 


* Ceviz , Fındık , Badem , Kaju , ( Bol bol yiyorum açlık hissettiğimde iyi oluyor ve bebeğe de faydası çok fazla ) 


*Yulaf ( Büsküvi içinde falan tüketmeye çalışıyorum içtiğim demir ilaçları kabız yapıyor ) 

Abur cubur , fast food  , bunları çok fazla tüketmiyorum elimden geldiğince yememeğe çalışıyorum sonra 2 haftadır ipin ucu kaçtı kabul ediyorum ama bunu bulantıların geçmesi diye midemi ödüllendiriyorum. 

Artık özellikle abur cubur için daha çok dikkat etme kararı aldım. Hamileliğin bir de kilo boyutu var çünkü sonrasında aldığımız kiloları vermekte zor olabilir. 

Midye öyle çok özledim ki ama direniyorum resmen... 

17 Eylül 2013 Salı

DOĞUM , HASTANE ÇANTASINDA NELER OLMALI

0 yorum


Ahh keşke hemen şimdi kızımla kavuşacak olsam dedim içimden bunları yazarken. !! ama zamanı gelince olması sanırım en iyisi bekliyorum prensesim kollarıma geleceğin o günü , şimdilik te böyle meşkaleler ile zaman geçiriyorum. geçelim konumuza. ;

Bu çantayı hazırlamak kimine göre son 1 ay kimine göre 3 ay doğrusu hangisi bilemem ama erken kalkan yol alır demişler , çantanın hazırda tutmanın ne zararı olabilir ki son dakikaya bırakıp stres yaşamaktan bin kat iyidir.
Hele bir de normal doğum  düşünen ben için her an gelebilir her saniye doğum olabilir düşüncesi bile insanı strese sokacak son zamanlarda. 32. haftam dan sonra sanırım hazırlar kenarda tutarım.

Peki bu çantaya neler konulur ?

* 1 adet gecelik ve sabahlık ( benim krem rengi bu nedenle evde bile kullanabilirim , üstten 4 düğmeli emzirmek için kullanışlı ) 
* 1 adet alt üst takım pijama takımı ( Gri renkte doğumdan sonra kullanabilirim yine üstten düğmeli )
* Son zamanda yaptırılan kontroller yada testler ( hastane de istenebilir ) 
* Sigorta bilgileri , nüfus cüzdanı
* 3*4 tane iç çamaşırı (mümkünse koyu renk )
* Emzirme Sütyeni ( görüntüsünü sevmesem de rahatlık açısından tercih edeceğim )
* Gögüs pedleri örnek )
* Gögüs ucu kremi (örnek
* 2 adet kısa yada uzun çorap ( tercih size kalmış benim kısa  olur sanırım ) 
* Terlik ( yürüyüşe kalmak zorunda olacağım ) örnek
* Tarak , parfüm , diş fırçası , lslak mendil , ped , günlük bakım ihtiyaçları ( hijyen açısından neye ihtiyaç var ise )
* Makyaj malzemeleri ( yüzümü renklendirmek için )
* Eve döner giyilecek kıyafetler
* Kamera yada fotoğraf makinesi ( bu anları ölümsüzleştirmek lazım )
* Islak mendil ve havlu kağıt

Bebek için

* Hastane çıkışı seti tık tık
* Çorap ( extra 1 adet daha )
* ağız mendili  (3*4 tane )
* 1 pijama takımı 
* 2 adet çıtçıtlı badi
* Hırka yada yelek
* Battaniye
* Ev tipi ana kucağı ( çıkış için )
* yeni doğan için bebek bezi
* Biberon ( herhangi bir sıkıntı için)

Uzun bir arayışlar fikirler sonrasında çıkardım listeyi kimine gereksiz gelen bana gerekli gelebilir diye kendi fikirlerimden yola çıkarak hazırladım.



* aldıklarımız hazır olanları kırmızı ile boyadım.

16 Eylül 2013 Pazartesi

21. HAFTA TEKMELER , DÖNMELER YORGUNLUK

0 yorum



21. hafta artık 5.ayımızdan çıktığımızın kanıtıdır , nedense bana bakınca 6. ayın başın demek için şahit istiyor
kime 5. ayımız bitti desem bu göbekle mi demeye başlıyor , bazılarına kocaman gelen karnım bazıları için ise hiç yok gibi  , bana da göre de orta halli işte eğilip kalkarken zorluyor , sabahları yataktan kalkmak yada oturduğum yerden kalkmak eziyet ya canım acıyor yada canı mı acıyacak diye yavaş hareket ediyorum.
Henüz çatlaklarla aram iyi onca kaşınmalarıma rağmen çatlağım olmadı
kime karnım kaşınıyor desem ayyy çatlayacak o zaman kesin diyorlar ama henüz yok bakalım olacak mı da bilmiyorum
annem de 2 çocuğa rağmen 1 tane bile çatlak yok ne güzel 
kilo alımım da gayet iyi gidiyor 54 ile başladım şuan 56,5 gibi arada 57 görüyorum
amniyos sıvısını artık düzenli olarak yutuyormuşsun yani bu demek oluyor ki bu dünyaya gelip aç kalmamak için alıştırmalara başlamışsın bu harika ama keşke bunu jelibon yerken okumasaydım sanırım artık daha güzel şeylerle beslenmem gerekecek tadına baktığına göre abur cubur ile biraz ayrı kalsak fena olmaz.
Hareketlerini yaklaşık 2 haftadır hissediyorum daha şiddetli olacağını bilmek bile beni mutlu ediyor ve bekliyorum. bide sesime tepki verecekmişsin hemen ver hemen hemen hemen... 
Ve artık o minik tekmeleri göbek deliğinin çevresinde hissediyorum bu demek ki yukarı doğru yol alıyorsun.
sanırım dışarı çıkmaktan korktun ve yukarı kaçıyorsun. :)
artık ayda 1 doktora gitmek uzun gelmeye başladı daha görüş günümüze 12 gün falan var ne sıkıcı ne var 15 günde 1  çağırsalar parası neyse veririz yahu :)

benimle birlikte hamile olan bir arkadaşım kızı olacağını söylemişti doktor şimdi ise erkek demiş.
Bir an dedim bana da derler mi ? ama yok yok ya 4 doktor kontrolünde 4 ayrı doktor söyledi valla olurda birisi çıkar erkek derse diplomalarını yakarım :) yeminlerini bozarım :D
Allah sağlıklı evlat nasip etsin elbette gerisi teferruat

biz kızımla mutluyuz :)





11 Eylül 2013 Çarşamba

TWİTTER DE TAKİP EDİN

0 yorum





 twitter dayız bizi takip edin SipaydiMom https://twitter.com/SipaydiMom

KARDEŞ

0 yorum




KARDEŞ;
Küçükken kıskandığın, ergenlikte kızdığın,
ilerleyen yaşlarda hiç bir şeye değişmeyeceğin insan.
Seni anlayan,olduğun gibi kabul eden, şartsız seven insan.
Aynı kandan aynı candan olan insan.
Birlikteyken birbirinizi yediğiniz,
ayrıyken birbirinizi özlediğiniz insan.

9 Eylül 2013 Pazartesi

20. HAFTA ANNESİ DAHA ÇOK HİSSEDİYOR

0 yorum




Biz artık yolun yarısındayız , kızımla kavuşmak için bir bu kadar daha zamanımız var tabi eskisine göre daha güzel geçecek bu kadar zaman kusma yok  , bulantı yok , serumlar yok çok daha güzel olacak her şey...

Hamilelik günden güne keyifli hal alırken ve tabi ben seni hissederken hep içimde kal diyorum en güvenli olduğun yer sanki orası gibi geliyor ekmek elden su gölden mis gibi.

Hissetmenin tadını yaşamak harika sakin zamanlarda kıpır kıpırsın bu genelde geceleri oluyor her bebek gibi gündüz uyku modundasın :)

Düğünler dernekler derken beni gören herkes ne çabuk büyümüş diyor sonra 5. ayımda olduğumu duyunca çok küçük diye lafı çeviriyorlar ben alıştım artık kimine göre kocamansın kimine göre minicik.

sabahları yataktan kalkarken genelde zorlanıyorum artık hiç kalkamayacakmışım gibi geliyor sancı ile kalkıyorum.kara kara düşünmeye başladım son aylarda nasıl olacak diye.

bu haftalar içerisinde tetanoz aşısı için sağlık ocağına gitmem lazım birde hamilelik sonrasında yine aynı aşıyı yapacaklar.

kendi doktorum ile kalan testlerimiz ise ;

ayrıntılı ultrason ; bunu çok büyük heycanla bekliyorum nasıl olduğunu detaylıca görmek istiyorum 

şeker testi ; 24*25 haftalar arasında kısmetse bunu da halledeceğiz pek keyifli olacağını da sanmıyorum 

ekimin ilk haftası için henüz randevu almasam bile bebişimle görüşmeyi umuyorum. sonrasında yeniden yıllık izin planlarım var bitsin artık eylül ayı umutla bekliyorum ekim ayını.

54 ile başladığım hamileliğim de 20. hafta 55,7 falanım. normale göre az alarak devam ediyorum ve  çok mutluyum.



Ve Sen ; 

* dişlerin çıkıyor tabi bizim görmemiz için doğumdan sonra 6*8 ay geçmeli üzerinden
* doğduktan sonra kolaylık olsun diye parmağını emiyorsun
* Daha hızlı büyüyorsun her zaman ki gibi


7 Eylül 2013 Cumartesi

AMAN NAZAR DEĞMESİN

0 yorum


Bugün 4 lü test sonucumuzu aldık.
Çok şükür her şey çok iyi doktorumuza da gösterdik olumsuz hiç bir şey yok sonuçların güzel dedi.
ne mutlu bize aman nazar değmesin !!

Bahsetmeden edemeyeceğim !
Bir gece yine ansızın hastalanınca malesef özel denizyıldızı  hastanesine gittik , gitmişken de 4 lü testimi yaptırayım dedim. herşey çok normaldi gece nöbetçi olan doktor bizimle çok iyi ilgilendi
1 hafta sonrası test sonucumuzu aldık fakat o doktorun yerine başkası vardı bide üstüne üstlük acelesi vardı. doktora gösterdiğimiz de bebeğimiz de problem olduğunu , testin yenilenmesi gerektiğini yada daha kapsamlı bir hastane de detaylı bakılması gerektiğini söyledi ve çıktı gitti.

ne bu sonucun tam ne demek olduğundan ?
bizim bu durumda ne yapmamız gerektiğinden ?
sonucun neden yalnış olabileceğinden ?
1 dakika için de bebeğe hızlıca nasıl baktığından ?

kısacası hiç bir şeyden bahsetmedi doktora inanmasam da  insanın  içine o şüphe düşmesin bir kere bu 2 hafta içim içimi yedim kendi doktoruma gittim testi yeniden üstelik hiç bahsetmeden yaptırdım. bugün aldım
bebeğim de bende çok sağlıklıyız..

İnşallah kalan şeker testimiz ve ayrıntılı ultrasonumuz da bunlar gibi güzel geçer. 

5 Eylül 2013 Perşembe

HAMİLE DUYGULARI BİR GARİP

0 yorum
Hep kıyafet ,duygulardan bahsediyorum 
bu hamileliğin bir de duygusal hormonsal bir boyutu var üstelik bende tavan yapmış durumda.. 

Elbette ki her anne yada anne adayı gibi bebeğimi çok seviyorum. 
ama bu sıralar sanki daha çok seviyorum karnımın büyümesi şekillenmesi ve senin o minik bedeninle yaptığın hareketler sayesinde daha çok içime sokasım geliyor seni ne kaba bir tabir ama işin gerçeği öyle.. 

hareket edince tüm işimi bırakıyorum onu dinliyorum ona dokunuyorum daha derinden hissetmek istiyorum. 

kısacası duygularımı bu sıralar yoğun yaşıyorum..

Hayatımın tam ortasına geldin bu zamana kadar sanki ben hiç sevgiyi yaşamamışım aşkı tatmamışım diyorum ( baban duymasın )

iyi ki geldin sen bu zamana kadar sanki ben hiç yokmuşum , hiç yaşamamışım. 

kucağıma aldığım da halimi düşünemiyorum 

Evlat insana verilen büyük armağan onun için 1 kere değil 1000 kere şükür istermiş Varlığına milyonlarca şükürler olsun. 

3 Eylül 2013 Salı

ALIŞVERİŞ PAHA BİÇİLEMEZ

0 yorum








Sanırım hamileliğin en güzel yani alışveriş yapmak 

2 Eylül 2013 Pazartesi

19. HAFTA DUYULARIM DAHA ÇOK GELİŞİYOR

0 yorum

19. haftamızda senin ne kadar çok büyüdüğünü düşünüyorum artık 
dışarıdan öyle net belli ediyorsun ki kendini büyü bebeğim kocaman ol. :)

Kıyafetlerimin çoğunun içine giremiyorum genelde hala elbise giymeye devam olur da havalar daha soğur ise ne yaparız hiç bilmiyorum. 


Baş dönmesi , tırnaklarımın kızarması , maalesef kusma ve cildimde lekelenme hala belirtilerim arasında devam ediyor. 




31.08 tarihindeki doktor kontrolümüzde 240 gram 16 cm din. 

Kendi doktorum bile kız olduğunu tescilledi. kız olduğunu söyleyen 4.doktor :) 
Keyfin yine yerindeydi yediğim çikolatalara rağmen hiç hareket etmedin :) 

Ve sen ; 


* artık daha net duyuyorsun 

* 18*22 hafta arasında tekmelemeler , hareket etmelerin çoğalması gerekli 
* normalden 15 kat daha hızla büyümektesin. 


BEBEK ODASI VE MOBİLYA

0 yorum



Minik kuzumun bebek odası takımı da hazır.. 
artık bir sen eksiksin meleğim. .. 

* 3 kapılı gardolap
* Büyüyen Beşik 
* Şifonyer
* duvar Rafı 

Odasını hazırlamaya başladıkça resimlerini gerçek olarak eklerim.. 

29 Ağustos 2013 Perşembe

SENİ SEVİYOR-UZ

0 yorum





Kim demiş böyle güzel şeyler sadece özel günler de gelir diye 
bizi düşünen bizim için bir şeyler yapan birisi var .. seni çok seviyoru- ZZZZ 

28 Ağustos 2013 Çarşamba

17-18. HAFTA YETENEKLERİM GELİŞİYOR

0 yorum


Bu hafta artık bende buradayım heeeeyyy !!! diyorsun farkındayım.
Hala deli gibi enerjiye sahibim ne olursun bitmesin kendimi çok rahat hissediyorum böyle..
Kilo alımım bu haftalardan sonra hızla ilerleyebilir buna inanıyorum çünkü eskisine göre daha sık yemeye başladım.

Hamileliğin klasiği olan baş dönmesi bende bu sıralar çok fazla türk filmi çeksem rol yapmama gerek yok.
kulak tıkanması ve burun tıkanması neredeyse hergün yaşıyorum.

Bu haftalarda sanırım artık seni daha iyi hissetmeye başladım , ama kendimi deli gibi hissediyorum hareket ettiğin anda yaptığım işi bırakıp seni dinliyorum. bazen içimde kayan bir balon gibi bazen ise minik pıt pıt atışlar daha net hissetmek istiyorum ...



Ve sen ,

* Bu hafta geldiğinde güzel yaşamak için tüm yeteneklerini geliştiriyorsun.
* Kalbi bu hafta itibari ile beyni yönetiyor.
* Sanırım artık bizi daha iyi duyuyorsun şimdiden senin için ne yapabilirim diye düşünmeye başladım bile :D

LCW OUTLET ALIŞVERİŞ

0 yorum
Söz konusu kıyafet ise üstüne bir de indirim geliyor ve başlığı da outlet ise tutmayın beni

İlk kez LCW den alışveriş yaptım daha önce bir kaç kez sepeti doldurdum sonra vazgeçtim bu kez sonuna geldik ve aldık 


minik kuşum için hep yenidoğan , 1-3 yada 3-6 aylık alışveriş yaptık 
bu kez 6-9 aylık alışveriş yaptım temmuz ayına gelince inşallah kısmetse bu cicilerimizi giyeceğiz. 

fiyatı ise 11,90 tabiki outlet 

27 Ağustos 2013 Salı

HAMİLEYKEN KARIN ÇATLAKLARI

1 yorum
Bu sıralar en çok aklıma takılan soru ?
acaba çatlaklarım olacak mı ? yada çatlaklara en doğal ne iyi gelir 

kim böyle bir görüntüyü ister yada ömür boyu bununla beraber yaşamak.. 



Karın çatakları genellikle son 3-4 ayda yavaş yavaş ortaya çıkarlar. Ancak bazı zamanlar son 3-4 haftaya kadar görülmeyip daha sonra belirebilirler. 
   
    anladığım kadarı ile son saniyeye kadar bile risk var 


Genetik dışında karın çatlakları için bir diğer risk faktörü de ani ve fazla kilo artışıdır. Hızla büyüyen karın ciltte gerilmeye ve elestikiyet kaybına neden olarak çatlak oluşumunu sağlayabilir. Bu nedenle dengeli ve ideal sınırlarda kilo alımı çatlak oluşumunu bir ölçüde engelleyebilir. 

    18. haftamdayım hala gram üzerinden gidiyorum 


Duş sırasında karnın yumuşak bir sünger ya da fırça yardımı ile dairesel hareketler ile masaj yapar şekilde ovalanması da ciltteki kan dolaşımını hızlandırarak elastikliğinin korunmasına yardımcı olabilir.

    ilk kez duydum hemen deneyeceğim belki faydası olur 


Aile öyküsü ve genetik yatkınlık çatlakların ortaya çıkmasında önemlidir. Anneniz ya da kızkardeşlerinizde varsa büyük olasılıkla sizde de görülecektir. 

    annem de hiç çatlak yok sevinmeli miyim ?

Beslenme durumu. Yeterli miktarda sıvı alan ve dengeli beslenen kadınlarda daha az ve daha hafif şiddette çatlak olduğunu unutmayın 



    bidonla içeceğim neredeyse inşallah faydasını görürürüm 


şuanda çatlaklar için bebek yağı ve acıbadem sütü kullanıyorum. 


BU YAZILARDAN CİCİLERDE BANA AİT KİMSE SAHİP ÇIKMASIN

2 yorum
bu kez yine ben yazacağım. Tabi annemin elini kullanarak :)
başlıktan az çok anlamışsınızdır demek istediğimi kimse beğenip te bana ver demesin hepsi ama hepsi benim.. Siz sadece bakabilirsiniz sevebilirsiniz çok isterseniz gelip üzerimde görebilirsiniz o kadar... :)




Böyle çerçeve almışlar bana zavallım babam şimdiden anlayabiliyorum onu şimdi her gün bir resim çekecek sonra acaba onu mu koysak bunu diye beyninin etini yiyecek annem biliyorum geliyim de ben seni kurtarır güzel pozlar veririm

 * hellobaby 'den aldık 60 TL'ye 





kış ayında gelecek olmama rağmen bunlar benim ilk çoraplarım :)



artık doğabilirim sanırım hastane çıkışım bile tamamdır 
çok pembe olsun istemedi bizim anne

10 lu hastane çıkışı ( önlük , iç zıbın , askılı çıtçıtlı badi , alt pijama , üst takım , eldiven , patik , battaniye , atlet , ağız mendili )

 * hellobaby 70 TL


bunlarda teyzelerimi kıskandıran bandanalarım :D


ortodontik emzik ilk aylarda benim için en uygunu buymuş öyle diyor bizim anne. bide buna kutu almış nasıl fırlatacağımı düşünmüyor tabi. 




bu ikisini de babam aldı ona kalsa oooo daha neler alacak (: bana alışveriş yaparken bu adam kendinden geçiyor ya.


öyle rahat ki bu ya annemin resmen dibi düştü... 
zaten ne varsa bu anane de var üşümeyim diye giyeceklerimi de o aldı bunu da annem hep gereksiz şeyler düşünüyor ona kalsa yerde yatıracak beni. 



tabi babamın da hakkını yememem lazım rahatım için bu ikisi elinden ne geliyorsa yapıyor işte 

 * sepet ve bebek arabamız ise unkapanı saraçhaneden 
bebek arabamız üstkattan 550 TL genelde fiyatlar değişmiyor
sepetimiz ise 430 TL ye yatak kısmını aşağı indirdiğimiz de en az 8 ay yada 1 yaşına kadar yatabilir tabi yatmak ister mi bilmiyorum







23 Ağustos 2013 Cuma

KIZIMA

0 yorum


Canım Kızım;

Meğer sanaymış yolculuğum.
Birgün kendime neden yaşadığımı sordum;
Bir anlamı olmalıydı başımdan geçen onca şeyin;
Bir karşılığım olmalıydı hayatta.
Bu soruyu sorduğumda kendime yirmi üç yasındaydım.
Ellerim yaslanmamıştı henüz
Ama soluk soluğa kalmış yorgun bir çocuktum,
Bildiğim her şeyden,
Herkesten uzaktaydım..
Yalnızlık, yabancılık, haksızlık,dünya kederleri
Bir olup yüklenmişlerdi bir gece kalbime.
Balkona çıktım,
Dördüncü kattaydım.
Soğuk bir kıs gecesiydi.
Demirleri tuttum caddeyi seyrettim ağlayarak.
Göreceksin insan nasıl acır kendine böyle anlarda...
Yüz yirmi dokuz numaralı otobüs geçiyordu
Ve bir kız köşedeki benzinciden çıkmış;
Elinde bira şişesi ağlıyordu,
Uzundu sacları.
Kaldırıma oturdu
Elindeki bira şişesini karşısındaki saat kulesine fırlattı.
Saat oniki'ye on vardı ve belli ki ikimizinde canı çok yanmaktaydı...
Annem geldi aklıma
Bir Pazar dönüşü elimi avucunun içinde kavrayışı ve bana doğumumu anlatısı.
Yalnızmış sancıları geldiğinde;
Çok korkmuş ya başaramazsa diye.
Balkona çıkmış
İnsanları seyretmiş başka kadınlarda çekti bu sancıyı diyerek
Ve başka insanların acılarından güç alarak doğuma girmiş.
Doğduğumda yaptığı ilk şey saate bakmak olmuş.
Saat öğlen oniki'ye on varmış.
İşte böyle demiştim kendi kendime;
Buraya kadarmış.
Sonra çilekli pastayı,
Çaldığım vişneleri,
Limonlu dondurmayı ne çok sevdiğimi düşündüm.
Saclarımı uzatacaktım,
Para biriktirip yollara çıkacaktım
Ve bir daha hiç yirmi üç yaşında olmayacaktım.
Büyük kararlardan önce mutlaka bir gece beklemeli
Eğer sabah aynıysa her şey,
O zaman düşünmeli bitirmeyi bir hikayeyi..
Ertesi gün güneşli bir sabahtı;
Çoktan düşmüştü ruhumun ve kederimin ateşi... 
O günden sonra neler oldu bir bilsen...
Sana anlatacak o kadar çok şeyim var ki.
Çok korkuyorum severmisin acaba beni?
İyi bir anne olabilecek miyim?
Koruyabilecek miyim seni?
Kalbimde ve zihnimde biriktirdiklerimi eksiksiz iletebilecek miyim sana?
Takvimler bir kış çocuğu olacağını söylüyor.
Annende baharda doğmuş bir bebekti.
Bu mevsim hüzünlüdür kızım ve çok sever güneşi.
Şu anda minicik tekmelerinle ben burdayım diyorsun.
Gelişine az kaldı...
Seni sevinçle beklerken odanı hazırlıyoruz hevesle.
Ama ne yazık ki odan kadar sessiz ve özenli bir ülkeye gelmiyorsun.
İsterdim ki benim gördüklerime sen şahit olma ama onlar sana bile yetişti.
Geleceği zamanı kendi seçen biri olarak güçlü
Ve bendende önde olacağını biliyorum.
Umarım sende seversin karıncaları,kedileri ve kelebekleri.
Ben babasını çok seven bir çocuktum...
Dilerim sen ayrı kalmazsın seni sevinçle bekleyen babandan....
Anneler ve babalar tanıyacaksın bizden başka.
Oğluna söz verdiği bisikleti alamadığında,
Notalarla oğlunun adını yazan,
Bıyıklı yorgun babaları,
Ya da kendi giyemediği mavi yirmi üç nisan elbisesini
Sabaha dek uyumadan kızına diken anneleri,
Sonra kendinden başkasını düşünmeyenleri,
Kendi öfkesinde boğulanları
Ve yalancıları tanıyacaksın.
Aşkı tanıyacaksın bir gün,
Kalbim kırılacak
Ve belki kıracaksın birilerini...
İyi bir tamirci ol kızım,
Çabuk onar kırdığın kalplere ve çaresiz kalma kendi kırık kalbine.
Sen şimdi kendi öykünü yazmaya geliyorsun.
Hayat iki seçenek sunuyor:
Ya payına düşen kederi parlatacaksın;
Ya da ömrünle iyi geçinmeye bakacaksın.
İkincisini tercih edersin umarım...
Bana öğretildiği gibi kızım;
Öğrendiğin çiçek adlarını unutma,
Kelebekleri kitap arasında kurutma,
Kin büyütme kalbinde ve incitme kimseyi...
Dilerim dünyaya geliş nedenini sen çabuk bulursun.yolun acık olsun....

Annen.. 

MİNİK ÖNLÜĞÜMÜZ , PATİKLERİMİZ

3 yorum


Minik ayaklarımız üşümesin yediklerimiz üstümüzü kirletmesin diye cicilerimizi aldık. 


20 Ağustos 2013 Salı

BİR BABANIN ANNELERİ KISKANDIRAN MEKTUBU

0 yorum


Elime alıp göğsüme yatırdığım şey, topu topu 51 santimetreydi. “İşte” dedim, kendi kendime “Hayal ettiğin şey bu”... Kafasını göğsüme yaslayıp, kımıl kımıl kımıldıyordu. O sırada başka bir faaliyet göstermemişti. Hatta bir süre sonra uyuyunca, kımıldanmaları da sona erdi. “Yaşıyor mu hala?” diye nefesini kontrol etme ihtiyacı duymuştum. Kızım ilk kez göğsümde uyuyordu. Uzun süredir baba olmayı hayal eden bir erkek olarak, hayallerimin gerçek olduğunu hissetmiştim, hatta emindim.


İtiraf edeyim, sonraları zaman zaman “ben bunu mu hayal ettim be?” dediğim zamanlar da oldu. Örneğin, hayal ettiğim şeyin gazını çıkartması için benim yardımıma da ihtiyacı yoktu (hatta gazı bile yoktu) ... Günde 20 kere altının değişmesi de gerekmiyordu. Hayallerimde uykusuzluktan gözlerimin yanması, neden ağladığını bilmediğin bir yaratığın ciyak ciyak kulaklarımı parçalaması ve benim bu duruma çare bulamamam, gibi bir durum hayallerimin hiç bir köşesinde yer almıyordu.


Mendebur, karımı da elimden almıştı. Ne zaman kafamı çevirsem annesinin memesinde “Cokur cokur” emiyordu... Emmediği zamanlarda ise gazını çıkartmak veya altını değiştirtmek için benim kucağıma geliyordu. Benim görevlerim bittiğinde, tekrar annesinin kucağına geçip, emmeye kaldığı yerden devam ediyordu. Tam karımla baş başa kaldım dediğim anlarda içerden “Haydi hemşerim acıktım!” veya “Altıma yaptım, ilgilenen yok mu?” anl***** gelen ciyaklamalar geliyordu. Eşim de “Hooop!” yavrusunun yanına tabii ki...


Ben, güzel bir ilişki yaşayan karımı ve kızımı dışarıdan seyrediyordum sadece... Ha, bir de onların ayak işlerini görüyordum, biteviye...


Evet anlamıştım artık “yalnızdım”!.. Bu iki kadın birlik olmuş, bana hayatımın kaç bucak olduğunu mahalle mahalle gösteriyorlardı. Baba olmak ne zordu be... “Kurduğun hayale bak, manyak herif” demiştim bir keresinde kendi kendime.


Üstelik bu küçük düşman(!) için kaygılanıyordum da... Kaygılanmak da öyle böyle değildi. Günümün büyük zamanını, onun geleceğini düşünerek, büyüyünce karşılaşacağı badireleri atlatmasını kolaylaştırmak için, baba olarak neler yapmam gerektiğini düşünerek geçiyordu. Daha kızım 1 yaşında bile değildi ve benim onun geleceğine katkılar yapmam gerekiyordu.


Baba olmanın keyifli yanlarını keşfettiğimde daha da acıdım kendime ve tüm babalara... İlk söylediği kelimenin “Baba” olması şeklinde gereksiz zaferlerin keyifleri veya hayatta kimseye yapamayacağım on bin tane şebeklikten sonra aldığım zoraki bir gülümsemeyle duyulan haz mıydı babalığın keyifli yanları yoksa... Allahım!..

HAYALLERİM BU MUYDU YAHU?

Derken kızım iki yaşlarına geldi. Ben bir süredir, her akşam ona masal anlatıyordum. En sevdiği masallar da içinde prenses ve prens olan masallardı. Ve o daima prensesle özdeşleştiriyordu kendisini. Ve bir gün o prensin kim olacağına da karar verdi: Prens bendim...


Bir anda prens olmak insana “Ne oldum?” durumu yaşatıyordu. Kızım beni “Perens” diye çağırıyordu artık. “Baba” dediğinde garipsemeye başlamıştım. Bununla birlikte, o günlere kadar en büyük müttefiği olan eşim de bir anda “Kötü cadı” pozisyonuna geçiş yapmıştı bile... Eee, her masalda bir de kötü karakter olmalı değil mi?


“SENİ SEVİYORUM BABACIĞIM!”

Vay be, baba olmak keyifli bir hal almaya başlıyordu galiba...


Birden, değişimler hızlanmaya başladı. Ufak ufak konuşmaların benim monoloğumdan çıkıp, sohbet haline gelmesi... Vizyona giren filmlere bakarken (isterse o hafta 8 Oscarlı bir film vizyona girmiş olsun) eğer bir çizgi film yoksa, canımın sıkılması... Uçurtma uçurmanın veya piknik yapmanın aslında çok da güzel aktiviteler olduğunun hatırlanması... Beraberce giyilecek kıyafetlere karar vermeler... Traş olurken kızımın “köpük operatörü” olarak bana yardım etmesi ve daha sonrasında öpücükleriyle kalite kontrolü yapıp, “Burada kalmış, burası batıyor” şeklinde rapor vermesi vs.vs.vs...

Bu yazı giderek kızımla ilgili yaşadığım güzelliklere doğru kayıyor galiba... Eyvah!.. Şimdi yer sınırlamasının ne kadar da can sıkıcı bir şey olduğunu anladım. Bu kadar kısa bir yerde ben nasıl baba olmanın ne kadar keyifli, ne kadar yeri doldurulamaz, ne kadar da “ne kadar bir şey” olduğunu anlatabilirim...

Kızım şu anda dört yaşında. En az 7-8 aydır haftasonu sabahları elinde çorabı ve hırkasıyla odama gelip, beni uyandırıyor (güne güzel bir başlangıç)... Anneyi uyandırmamaya çalışarak salona geçiyoruz (parmak ucu modu)... O günkü kahvaltıda krep mi omlet mi yemek istediğini söylüyor (lezzet)... O yumurtaları kırıyor ve karıştırma işlerini hallediyor, ben de ateş gereken yerleri hallediyorum. Sofranın hazırlanması tamamen ortak (işbirliği)... Anneyi kaldırıp, hep beraber kahvaltımızı yapıyoruz (iyi koca ve iyi evlat)... Annenin yoğun çalışması gereken bir haftasonu ise toplanması gereken masayı anneye bırakıp dışarı çıkıyoruz (uyanıklık)... Güzel bir tiyatro veya film bulup izliyoruz (sanatsal aktivite)... Karnımız acıkmışsa bir “bolkepçe aşevi” bulup, karnımızı doyuruyoruz (tutumluluk)... Gündüzü bir şekilde sonlandırıp evimize geri geliyoruz (kürkçü dükkanı)... Deliler gibi oyun oynuyoruz (dinlenme)... Annenin yaptığı süper leziz makarnalar eşliğinde, güzel bir çocuk filmi izleyip, koltukta uzanıyoruz (miskinlik)... Kızımın uyku saati geldiğinde odasına geçiyoruz ve ona bir hikaye kitabı okuyorum (edebiyat)... Uyku modundan çıkıp tekrar azma moduna geçme denemelerine, baba olarak karşı koymaya çalışıyorum (otorite denemesi)...

En sonunda onu öpüp iyi geceler diliyorum. Ve beni yanaklarımdan öpüp üç kelime söylüyor: “Seni seviyorum babacığım”...


Evet sahiden de hayaller gerçek olmuyormuş. Çünkü, ben böyle güzel bir şeyi hayal etmeye bile cüret edemezdim